KAT MÜLKİYETİ KANUNU IV - Ortak yerler: Madde 4 Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır. a) Temeller ve ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar, b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri, c) Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri. Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de (Ortak yer) konusuna girer. II - Ortak yerler üzerinde : Madde 16 Kat malikleri ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar. Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır. Yukarıda eklice belirtilmiş olan maddelerden de anlaşılacağı üzere, diğer kat malikleriyle beraber ortak alanlar üzerinde arsa payınız oranında kullanma hakkına sahipsiniz. Çanak antenin çatıya konulması, yönetim kurulu kararı ya da başka bir kararla engellenemez. Zira siz ek bir hizmetten yararlanmak istemektesiniz ve ortak antenden bunu elde edemiyorsunuz. Bu durumda çanak anteninizi çatıya, başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde koyabilirsiniz . YARGITAY KARARI Dava 04.06.2002 günlü kat malikleri kurulu kararının iptali ile bu karara dayanılarak kaldırılan çanak antenin yeniden kurulması istemine ilişkindir. Dosyada toplanan bilgi ve belgelere, özellikle bilirkişi raporu içeriği ile yerel mahkemenin kabulüne göre iptali istenilen ve 04.06.2002 günlü olağanüstü toplantıda alınan kat malikleri kurulu kararının Kat Mülkiyeti Yasasının 29. maddesinin 2. fırkasında öngörülen koşullara uygun alınmadığı, bu bağlamda toplantının yeri, zamanı ve gündeminin toplantıdan en geç onbeş gün içinde tüm kat maliklerine (davacı kat malikine) yöntemince bildirilmediği, ayrıca yasanın 30. ve izleyen maddelerinde belirtilen karar yeter sayısının sağlanmadığı anlaşılmakla bu kararın iptali gerekmektedir. Öte yandan, kat maliklerinden birinin diğer tüm kat maliklerinin rızası olmaksızın ya da tüm kat maliklerince alınmış bir karar bulunmaksızın ortak çatıya uydu anten takabilmesi için bu tesisin o kat malikinin arsa payını aşmaması, diğer kat maliklerinin de aynı tesisi kurmaları durumunda her birine yeterli bir alanın bulunması, anten sisteminin anayapıya ve bağımsız bölümlere zarar vermemesi ve yapının statiğini olumsuz yönden etkilememesi, ayrıca çatıda aynı nitelik ve özellikte merkezi anten sisteminin bulunmaması gerekir. Sözü edilen koşulların tümünün gerçekleşmiş olması koşulu ile bir kat maliki öteki kat maliklerinin rızası olmaksızın bu tesisi kurabilir. Somut olayda davacı kat malikinin kat malikleri kurulunun 07.02.1999 günlü kararına dayanılarak ortak çatıya kurmuş olduğu ve 04.06.2002 günlü kararla kaldırıldığı anlaşılan çanak antenin yukarıda açıklanan koşullara uygun olduğu bilirkişinin yerinde yaptığı inceleme sonunda anlaşılmış ve bu olgu mahkemece de kabul edilmiştir. Gerek davacının anlatımından, gerekse davalıların savunmalarından çatıda merkezi bir anten sisteminin bulunduğu anlaşılmakta ise de bunun uydu anten niteliğinde olmadığı ancak sınırlı sayıda kanalın izlenebildiği belirlenmiştir. Günümüzdeki sosyal ve kültürel yaşam ve bunun gerekli kıldığı iletişim ve bilgilenme gereksinimi göz önünde tutulduğunda uydu antenin yurt ve dünyadaki gelişmeler, yenilikler konusunda bilgilenme ve yararlanma olanağı sağlayacak nitelikte bir sistem olduğu kuşkusuzdur. Açıklanan tüm bu nedenler karşısında davacının ortak çatıya koşullarına ve tekniğine uygun biçimde çanak anten taktırması konusunda kendisine izin verilmesine hükmedilmesi gerekirken mahkemece merkezi anten sisteminin bulunduğu ve davacının uydu anten taktırması için bir zorunluluğun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin 03.02.2005 gün ve 2004/8987-2005/379 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz onama harcı ile karar düzeltme harcının düzeltme isteyene iadesine, 17.05.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Güneş enerjisi ile ilgili olarak T.C.YARGITAY18. HUKUK DAİRESİ E. 2006/8031,K. 2006/7463,T. 9.10.2006 • ORTAK GİDER ALACAĞI ( Çatıdaki Güneş Enerjisi Sisteminin Sökülerek Çatı Yapım Giderinin Arsa Payı Oranında Tahsili - Çatıda Yapılan Değişikliğin Onaylı Mimari Projeye Uygun Olup Olmadığının Araştırılarak Sonucuna Göre Karar Verilmesi Gereği • ANATAŞINMAZIN MİMARİ PROJESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI ( Tüm Bağımsız Bölüm Maliklerinin Değişikliğe Onay Vermeleri Gereği - Kat Maliklerinin Ana taşınmazın Mimari Durumu ve Sağlamlığını Korumakla Yükümlü Oldukları Tüm Maliklerin Rızası Olmadıkça Ortak Alanlarda Değişiklik Yapılamayacağı ) • GÜNEŞ ENERJİSİ İLE ISINMA SİSTEMİNİN TESİSİ KOŞULLARI ( Sistemin Bağımsız Bölümün Arasa Paylarına İsabet Eden Alanı Aşmaması Gereği - Çatıda Bütün Bağımsız Bölümlere Yetecek Tesis Kurmaya Elverişli Alanın Bulunması ve Yapının Statiğinin Sistemin Kurulmasından Dolayı Zarar Görmemesi Gereği ) • ANATAŞINMAZIN ORTAK YERLERİNDE TESİS VE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI ( Tüm Kat Maliklerinin Yazılı Onayı Alınmadıkça Gerçekleştirilemeyeceği - Teknik Koşullarına Uygun Olmak Koşuluyla Projesine Uygun Olmasa da Kat Mülkiyetli Binanın Çatı veya Terasına Güneş Enerjisi Sistemi Kurulmasına İzin Verilebileceği ) • YOKSUN KALINAN KİRA GELİRİ ( Terastan Yağmur Sularının Akması Nedeniyle Bağımsız Bölümdeki Kiracının Çıkması Nedeniyle Mahrum Kalınan Kira Gelirinin Tahsili - Bağımsız Bölüm Maliklerine Yüklenebilecek Bir Kusur Bulunmadığından Davanın Reddi Gereği ) 634/m. 16, 19 ÖZET: Çatı ve benzeri ortak yerlerinde güneş enerjisi ile ısınma sisteminin tesisine izin verilebilmesi için çatıda veya terasta kurulacak güneş enerji sisteminin kaplayacağı alanın kat malikinin bağımsız bölümünün arsa payına isabet edecek alanı aşmaması, çatıda bu iş için ana yapıdaki bütün bağımsız bölümlere yetecek kadar -tesis kurmaya elverişli- alanın mevcut olması, bütün bağımsız bölümlerin bu sistemi kurması halinde ana yapının statiğinin zarar görmemesi ana koşulları ve sistemin çatıda uygun konumda bir yere bağımsız bölümlere zarar verilmemesi için teknik bütün önlemler alınmak suretiyle monte edilmesi aranmaktadır.'' karar bilginize sunulmuştur.
Kat Mülkiyeti Kanunu 4.madde gereği çatı ana taşınmazın mutlak ortak alanıdır. Bu alanlar ise tüm kat maliklerinin sorumluluğu altındadır. Kat Mülkiyeti kanunu 19.madde gereği, "Kat malikleri, ana gayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. (Değişik fıkra: 13/04/1983 - 2814/8 md.Değişik fıkra: 14/11/2007-5711 S.K./8.mad.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun ana yapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya ana yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. " uzlaşarak tamir yaptırma olanağınız yoksa dava açma hakkınızı kullanabilirsiniz.
Apartmanınız 10 daireli olduğu için Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre binaya yönetici atanması zorunludur. Belirttiğiniz tadilat ve tamirat giderleri 4/5 çoğunluk gerektiren işlemlerdendir ve 8 daire malikinin olur demesi yeterlidir. Kat malikleri toplantısı yapılarak 4/5 çoğunlukla karar alındıktan sonra yapılan tadilat ve tamirat işleminin fatura tutarına göre borcunu ödemeyen malik veya malikler hakkında icra takibi yapılabilir.
Bina ortak alanları tüm maliklerin kullanımında olan müşterek mülklerdir. Tapu kayıtlarında ayrı bağımsız bölüm olarak kayıtlanamazlar ve alım satıma konu olamazlar.
Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim plânı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler. Ana gayrimenkul kat malikleri kurulu tarafından, sözleşme, yönetim plânı ve kanun hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetilir. Bütün kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler, kat malikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, ana gayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir.
Bina mimari projesinde kayıtlanan özellik ne ise o konuda kullanım sağlamak üzere Sulh Hukuk mahkemesinde dava açma hakkınız bulunmaktadır.
Öncelikle binanıza ait mimari projeyi temin ederek incelemeniz gerekmektedir. Sonrasında Müteahhitte karşı dava açma hakkınızı kullanabilirsiniz.
Bu yönde bir karar toplantıya katılanların oyçokluğu ile alınabilir.
KMK 19.madde gereği, "...Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz..." karar alınması halinde ortak alanlarda değişiklik yapmak mümkündür. Ancak kapıcı daireleri ana taşınmazın mutlak ortak alanlarından olup esasen kullanım amacının da değiştirilmemesi esas olandır.
KMK 19.madde gereği "....Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz...." karar alınmazsa yaptığınız tadilat herhangi bir kat malikinin dava açması halinde yıkılarak eski hale getirilecektir. Yapılan değişikliğin Belediye imar müdürlüğüne proje tadilatı yapılarak işlenmesi de gerekmektedir.
KMK 19.madde gereği bina ortak alanlarında esaslı değişiklik ancak tüm kat maliklerinin beşte dördünün oluru ile yapılabilir, bu şekilde alınan karar yasal olacak karara katılmayanlarda giderini ödemek zorunda olacaklardır. Yapılan değişikliğin tadilat projesi ile Belediyeye de onaylatılması gerekmektedir.
Site Yönetiminin hükmi kişiliği olmadığı için malik olma sıfatı da yoktur.
Ortak alanlarla ilgili olarak dava açmak ve yasal işlemlere başlamak hususunda yöneticinin kat malikleri kurulunca açıkça yetkilendirilmiş olması şartı ile yeni yönetici de dava ve takip başlatabilir. KMK 35.madde yönetici sıfatına bu yetkileri vermiş olup kişilerin değişmesi yetkinin kullanılmasına engel olmaz.
Bina yönetim planınızda dükkanlar için özel bir düzenleme yoksa tüm bağımsız bölümler ( bu tanıma girişi binadan olmasa bile tüm dükkanlarda dahildir.) bina giderlerine Kat Mülkiyeti Kanunu 20.madde gereği katılmakla yükümlüdür. Hizmetlerden yararlanmamanız bu yükümlülükten sizi kurtarmaz.
KMK 20.ve 22.madde kiracı ve mal sahibini bina giderlerinden müştereken sorumlu kılmıştır. Ancak kiracının ortak alanlara kusuru ile verdiği zararlardan ev sahibinin sorumlu tutulmasının yasal olmayacağı kanaatindeyiz. Zararı veren kiracı ya da nakliye firmasına karşı talepte bulunulmalıdır.
Site Yönetimi ana gayrimenkulün ortak alanlarının bakım ve onarımını sağlamakla görevlidir. Yönetim Kurulu tarafından bağımsız bölüm içi tadilat ile ilgili alınmış bu yönde bir kararı yok ise bağımsız bölüm içinde yaş tadilatlardan sorumluluğu yoktur.
KMK 19.madde son fıkra düzenlemesi gereği her kat maliki ana taşınmaza ve diğer bağımsız bölümlere kendi kusuru ile verdiği zarardan dolayı bizzat sorumludur. Bu nedenle zararın sadece o bağımsız bölüm malik veya sakinlerinden karşılanmasını talep edebilirsiniz.
Site yönetim planınızı ve site mimari projenizi temin ederek incelemeniz ve o uygulamaları esas almanız şartı ile ortak alanlarda tesis ve değişiklik için kat malikleri kurulunun KMK 19.madde gereği beşte dördünün olurunun alınması gerekmektedir.
Mimari projede belirtilmiş olması gereklidir. Aksi halde ortak yerler tüm kat maliklerinin onayı olmaksızın, kullanımında hiç bir değişiklik yapılamaz. Kat maliklerinin oybirliği ile alacakları kararla da bahçe otopark olarak kullanılabilir.
Bu durumda olanlar için, ortak su parasının bölüştürülmesi konusunda uygulanacak muhtelif bölüştürme usulleri vardır ve bunlardan hiçbiri için tam adildir denilemez. Ancak binanızda yazlığa gidenler, seyahate çıkanlar para ödemezse, gündüzleri çalışanlar da gündüz evde olmadıkları için yari para ödemeyi teklif edecek, küçük çocuğu olanlar küçüklerin hesaba katılmamasını isteyecek, balkonu bulunmayanlar balkon yıkadıkları için balkonu olanların diğer kat sahiplerinden daha fazla ödemesi gerektiğini ileri sürecek ve akla gelmeyen bin türlü ihtimal devreye sokularak is içinden çıkılmaz hale gelecektir. Bunun için kanunun da öngördüğü şekilde, bölüştürme sırasında yönetim planında temel alınan usul, herkese tam olarak uygulanmalıdır. Buna göre hiç evde oturmayan kimseler dahi ortak giderlere katılacak ve ortak ödemeler yapılacaktır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 2’nci maddesine göre; Kat mülkiyetine konu olan gayrimenkulün bütününe ana gayrimenkul; yalnız esas yapı kısmına ana yapı; ana gayrimenkulün ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olup, bu Kanun hükümlerine göre bağımsız mülkiyete konu olan bölümlerine bağımsız bölüm; bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan yerlere eklenti; ana gayrimenkulün bağımsız bölümleri dışında kalıp, korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarayan yerlerine ortak yerler denilir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre sorduğunuz kalorifer dairesi, sığınak, merdiven ve asansör boşluğu ortak yerdir. Kömürlük ve odunluklar her bağımsız bölüme ayrı ayrı tahsis edilmişse müştemilat yani eklenti, ayrı ayrı tahsis söz konusu değilse ortak yerdir. Halen yürürlükte olan 6 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin Birinci Bölümünün A-I-c maddesine göre; “Kat mülkiyeti kurulmuş binalarda ortak yerlerin nasıl değerlendirileceği Emlâk Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzüğün 15 inci maddesinde belirtilmiştir. Bu maddedeki ortak yerler deyimi, kat mülkiyetine konu olabilecek veya ortak faydalanma dışında müstakilen kullanılabilecek duruma getirilen (dükkân, daire, depo gibi.) yerleri kapsamaktadır. Bu bakımdan sözü edilen hükümlere göre bu nitelikteki yerlerin ayrıca değerlendirilerek kat (bağımsız bölüm) malikleri tarafından payları oranında ayrı ayrı beyan edilmesi gerekir. Buna karşılık, Kat Mülkiyet Kanununa göre kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakilen tasarrufu mümkün olmayan (çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe, ortak garaj ve benzeri.) yerler için, eklentilerde olduğu gibi, bunlar da bağımsız bölümlerin değerini tayin eden kısımlar olduğundan, ayrıca vergi değeri tayin ve takdir edilmiyecek ve bağımsız bölümlerle bağlantıları ölçüsünde bu bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılacaktır.” Halen yürürlükte olan 13 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin 1-A-4-e maddesine göre; “Dıştan dışa yüzölçümü, binanın (apartmanlarda dairenin) dış duvarları arasındaki mesafeler itibariyle metrekare cinsinden bulunacak alanıdır. Bu alana kömürlük, çamaşırlık, müstakil garaj gibi binaya (bağımsız bölüme) doğrudan doğruya tahsis edilmiş eklentilerin alanı ile hol ve merdiven boşlukları, kapıcı ve kalorifer daireleri, sığınaklar gibi ortak kullanım yerlerinin arsa payı oranına göre metrekare olarak bulunacak alanının ilâve edilmesi gerekir. Ancak, 6 no.lu Genel Tebliğde de belirtildiği üzere dükkan, depo, ardiye ve mağaza gibi ortak faydalanma dışında kalan ve müstakilen kullanılabilecek olan yerler ortak kullanım alanı sayılmaz. Söz konusu yerlerin her bir malik tarafından (payları oranında ve ayrı bina olarak) ayrıca beyan edilmesi icap eder.” Halen yürürlükte olan 14 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin ‘Binanın Dıştan Dışa Yüzölçümünün Tesbiti’ başlığını taşıyan bölümüne göre; “Emlâk Vergisine esas olacak bina değerinin tespitinde binanın dıştan dışa (brüt) yüzölçümü esas alınmaktadır. Binanın (apartmanlarda ise dairenin) dıştan dışa yüzölçümü dış duvarlar arasındaki mesafeler itibariyle m2 cinsinden bulunacak alanıdır. Binanın dıştan dışa yüzölçümü kesin olarak bilinemediği takdirde, faydalı yani net alanın % 25 fazlasının dıştan dışa yüzölçümü olarak bildirilmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre net alanı 100 m2 olan bir apartman dairesinin beyan edilmesi gereken brüt alanı 125 m2 olacaktır. Bu şekilde hesaplanan brüt alan, hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünü de içermektedir.” Emlak Vergisi Genel Tebliğleri hükümlerinden anlaşılacağı üzere ister müştemilat olsun, ister ortak kullanılan yer olsun emlak vergisine tabidir.
Kat malikleri, gerek bağımsız bölümleri gerek eklentilerini kullanırken, birbirlerini rahatsız etmemek, birbirlerinin hakkını çiğnememek ve yönetim planına uymak zorunda olduklarından, örneğin tapuda depolu dükkan olarak kayıtlı bağımsız bölümün baca ve benzeri tesisleri bulunmadığından, ve bunlar olmadığı takdirde doğan rahatsızlıklar giderilemeyeceğinden, pasta imalathanesi veya fırın olarak çalıştırılması ve benzeri faaliyetlerin, rahatsız edici faaliyetler olarak değerlendirilmesi ve men edilmesi gerekir.
Sığınak, parselin veya yapının ortak alanı olduğundan; Sığınak Yönetmeliğinde, sığınakların yapımı zorunlu olan bina ve tesislere gerekli sığınak yeri ayrılmadıkça yapı izni, sığınak tesis edilmedikçe de yapı kullanma izni verilemez hükmü yer aldığından, sığınak yapımında asıl amaç insan hayatını kurtarmak olduğundan binalar için gerekli olan sığınak ihtiyacının farklı bir parselde karşılanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Sığınak Yönetmeliğinin tüm maddelerine uyulması zorunlu olduğundan; bağımsız bölüm sayısı 8 daireden az, ancak 800m2 inşaat alanını aşan yapılarda sığınak yapma zorunluluğu bulunmaktadır.
Özel sığınakların genel sığınak gibi değerlendirilerek bedeli ödenmek koşuluyla belediye mülkiyetinde bir alana taşınması mümkün değildir.
Bir parselde, binanın ihtiyacı olan miktardaki zorunlu otopark alanının ayrılması dışında, sığınak olarak tesis edilmiş alanlar sığınak özelliğini kaybetmemek ve gerektiğinde sığınak olarak kullanılmak üzere, mülki amirin de izniyle, barış zamanlarında otopark olarak kullanılabilir. Ancak bu durumun otopark ve sığınak alanlarının birlikte planlanması şeklinde yorumlanmaması gerekmektedir.
Sığınak Yönetmeliğinin 6. maddesi uyarınca serpinti sığınakları her durumda TAKS hesabına dahil edilmek durumundadır.
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan her türlü sanayi tesisleri ile çevresinde yapılaşma olan ve nüfus barındıran bütün sanayi tesislerinde sığınak büyüklüğü Sığınak Yönetmeliğine göre hesaplanmalıdır. Belediye ve mücavir alan dışında kalan ve çevresinde yapılaşma olmayan sanayi tesislerinde ise lojman, yatakhane, sosyal tesis gibi sürekli personel bulunan ünitelerin olup olmadığına bakılır, olması halinde Yönetmelikte belirtilen kriterler aynen uygulanır, bu tür tesislerin olmaması halinde ise tesis sahibinin beyanına göre çalıştıracağı maksimum personel sayısı için kişi başına 1m2 olmak üzere ve her tesis için 20m2 eklenmek suretiyle hesaplanmalıdır.
Şehir etrafında ve yerleşik nüfus olmayan yerlerde yapılan, fazla sayıda insan barındırmayan ve korunması zorunlu maddi değer içermeyen, toplam inşaat alanı 800 m2’yi aşan depo, antrepo ve benzeri yapılarda (besihane, tavuk çiftliği, sera, benzin istasyonu) mal sahibinin beyanı esas alınarak kişi başına 1m2 olmak üzere, çalışacak kişi sayısına göre sığınak yapılmasının mümkün olduğu yönünde İçişleri Bakanlığı ile mutabakata varılmıştır.